Meme Küçültme Ameliyatları

Badem Göz Ameliyatı
Eylül 14, 2017
Meme Toparlama Ameliyatları
Eylül 14, 2017

Meme Küçültme Ameliyatları

Meme büyümelerinde artmış olan meme ağırlığına bağlı ek sağlık sorunları kadın için çok değerli olan bu organları, çözülmesi gereken bir sorun haline getirmektedir.

Meme dokusunun büyümesinin sebepleri çeşitlidir. Genç kızlarda gelişimsel olarak meme dokusu aşırı olarak büyüyebilir. Virginial meme hipertrofisi olarak adlandırdığımız bu durum, ergenlik döneminin başlaması ile beraber başlayan hızlı bir büyüme ile kendini gösterir. Aşırı kilo alma, memenin içinde bulunan kist dokularının artması, büyümesi ve diğer memede kitleye neden olan hastalıklar da meme büyümesinin nedenlerindendir.

Aşırı büyümüş meme dokusu sırt ve omuz ağrılarına, vücutta postür bozukluklarına (bunlar ya aşırı büyümüş memeye bağlı omurga eğrilikleri ya da kişinin büyük meme dokularını gizlemek için kambur durmasından kaynaklanabilir) neden olur. Aynı zamanda, aşırı sarkan memenin vücut ile temasından dolayı oluşan terlemeye bağlı pişik ve yaralara neden olarak bir sağlık problemi haline gelir.

Büyümüş meme dokularının tedavisi cerrahidir. Yapılacak olan cerrahi işlem meme dokusunun büyüklüğüne, sarkıklığına, hastanın yaşına, sigara kullanımına, ek sağlık problemi olup olmadığına ve meme dokusunun yağ dokusu/bez dokusu oranına göre değişkenlik gösterir.

Liposuction işlemi şişmanlamaya bağlı olarak büyümüş memelerde yağ doku kitlesini azaltacağı için açık cerrahi girişime alternatif olabilmektedir. Ancak bu işlem sadece meme dokusu hacmini azaltmaya yarar ve sarkmış deri problemi ile meme başı dikleştirilmesi gerektiği durumlarda çok sınırlı bir yarar gösterir. Ancak hiç kesinin olmaması ve iyileşme döneminin hızlı olmasından dolayı hasta ile işlemin sonuçları detaylı bir şekilde tartışılarak uygulanabilinir.

Klasik meme küçültme teknikleri, gene memenin sarkıklığı, meme başının konumu ve memenin büyüklüğüne bağlı olarak her hastaya özel olarak planlanmalıdır. Sarkıklığı az hastalarda meme başı etrafında ve meme başından meme alt kıvrımına doğru uzanan dik bir iz ile (lolipop şeklinde) sonuçlanan teknikler yeterli olurken, daha büyük ve sarkık memelerde bu izlere ek olarak meme alt kıvrımında ek bir iz de olabilir. Şişman hastalarda meme dokusu, koltuk altı ve sırta doğru uzanım gösterebilir. Bu hastalarda klasik meme küçültme cerrahisine ek olarak bu bölgelere liposuction eklenmesi, izi azaltmakta ve çok faydalı olmaktadır.

Meme küçültme ameliyatlarını kimler yaptırabilir?

Bu ameliyat meme gelişimini tamamlamış (ideal yaş 21) her bireye uygulanabilir. 40 yaşından büyük, ailesinde meme kanseri olan hastalarda ameliyat öncesi meme USG ve mamografi yapılmalı ve çıkarılan dokular patolojik incelemeye gönderilmelidir. Hastalar ameliyattan 3 hafta öncesinden sigara, kan sulandırıcı ilaçlar (aspirin), kan sulandıran yiyecekler (sarımsak, ginseng, yeşil çay v.b), A ve E vitamini içeren hapları kesmelidirler.

Meme küçültme ameliyatlarını süresi nedir ve ameliyat sonrası nasıl geçer?

Ameliyat yaklaşık 2,5-4 saat sürmektedir. Ameliyat sonrası hasta özel bir sütyen ile taburcu edilir. Ameliyat esnasında gerekli görülürse yerleştirilen ve ameliyat sahasında birikmesi olası kan sıvısının dışarı drene edilmesine yarayan silikon hortumlar (yaklaşık 3 mm çapında) ameliyattan 2 gün sonra kontrol edilir. Drenler çıkartıldıktan sonra hastanın duş almasına izin verilir. Bu ameliyatta kendiliğinden eriyen dikiş kullanıldığı için dikiş alma ihtiyacı yoktur. Ameliyattan 10 gün sonra yaraların iyileşmesini takiben silikon jel içeren özel bir krem kullandırılarak yara izlerinin daha iyi iyileşmesi sağlanır. Ameliyat sonrası takılan sütyen 1 ay kadar kullanılır. Hastalar bu safhada memelerinin üzerine yatmamalı ve memelerine darbe almamalıdır. Yaklaşık 6 ay ile 1 sene içinde izlerin rengi oldukça açılacak ve ten rengine yaklaşacaktır. Her geçen gün izlerin görünürlüğü azalacaktır.

Meme küçültme ameliyatlarının istenmeyen/yan etkileri var mıdır?

Her cerrahi işlem gibi bu ameliyatın da kendine has istenmeyen sonuçları olabilir. Bunlar yara açılması, kötü yara izi oluşması, asimetri, yetersiz küçültme ve/veya çok küçültme sayılabilir. Bu problemler ameliyat öncesinde plastik cerrah ile iyi kontakt halinde olunması halinde minimale indirgenir. Kendi pratiğimizde bu tür problemlerin oluşma oranı % 5’ten azdır.

Comments are closed.