Burun Estetiği ( Rhinoplasti )

Burun Estetiği Öncesi Bilinmesi Gerekenler
Eylül 19, 2017
Buz Lazer Epilasyon
Eylül 27, 2017

Burun Estetiği ( Rhinoplasti )

Ultrasonik Rinoplasti (Ağrısız Burun Estetiği Ameliyatı)

agrisiz-ultrasonik-burun-ameliyati

Ultrasonik Ses Dalgaları ile Ameliyat Sonrası Hızlı İyileşme

 

Ultrasonik Rinoplasti (ağrısız burun estetiği ameliyatı) ağrısız ve morluksuz burun ameliyatı olarak da adlandırılabilir. Estetik burun ameliyatlarında bugün gelinen son noktadır. Amaç, ses dalgalarının oluşturduğu titreşimleri kullanarak, hem kemik dokuya hem de çevre dokulara zarar vermeden kontrollü, hassas ve nazik kemik şekillenmesi yapmaktır.

 

Ultrasonik rinoplasti ile kemik şekillendirme istenildiği gibi yapılmaktadır. Özellikle burun kökü yüksek olan kişilerde bu dokuları ultrasonik alet ile törpülemek, küçültülen ve kısaltılan kemik parçaların traşlanarak daha pürüzsüz yüzeyler elde etmek, hassas kesim yaptığı için çekiç ve keski kullanılarak yapılan kemik kesme ve kırma işlemlerinde oluşabilecek istenmeyen kemik kırılmalarını önlemektedir.

 

Gerçekten de bu özellikleri ile Ultrasonik Rinoplasti (ağrısız burun estetiği ameliyatı) bir elmas kesim işçiliğini andırmakta, burnun mikrometrik işlenmesine olanak vermektedir. Bunlar da kemiklerin daha hızlı ve doğru kaynamasını sağlamaktadır.

 

Özetlemek gerekirse Ultrasonik Rinoplasti’nin en önemli avantajları şunlardır:

 

Yumuşak doku hasarı yapmadığı için morluk oluşmaz

Burun kemiğinin istenildiği gibi şekillendirilmesine olanak sağlar

Daha hızlı iyileşme süresi

İş ve sosyal hayata daha hızlı dönüş

Daha kısa burun alçısı süresi (Normalde 7 – 10 gün sürerken, bu operasyonla 4 güne kadar inmektedir.)

Ultrasonik estetik burun ameliyatı sonrası iyileşme nasıldır?

 

Ultrasonik sistem kullanılarak yapılan estetik burun ameliyatı sonrası yumuşak doku hasarı, doku şişmeleri, morluklar klasik yöntemden çok daha az olduğu için hastaların iyileşme süreçleri oldukça hızlı olmakta, bu da kişilerin iş ve sosyal hayatından çok daha az ayrı kalmasını sağlamaktadır. Özellikle günümüz koşullarında vaktin en değerli şey olduğunu düşünürsek Ultrasonik Rinoplasti (ağrısız burun estetiği ameliyatı) hastalara büyük bir avantaj sağlamaktadır.

 

Ultrasonik rinoplasti cihazı sadece kemik dokusuna spesifik çalıştığı için yumuşak doku, damar ve sinir yapılarına zarar vermemekte ve ameliyat sonrası şişliği ve morluğu ciddi oranda azaltmaktadır.

 

Ancak şunu söylemek gerekir ki; ultrasonik piezzo cihazları diş hekimleri tarafından da kullanılmaktadır. Bu nedenle bu cihazların ucuz ve güçsüz versiyonları piyasada bulunmaktadır. Bu işlemi yapan doktordan kullandığı cihazın dental (diş hekimliği cihazı) değil, medikal (tıp hekimliği cihazı) olup olmadığını mutlaka sorgulayınız.

 

Tek dezavantajı yaklaşık 10 dk. uzamış ameliyat süresidir ki, bu da getirdiği avantajlar yanında değersiz kalmaktadır.

 

Rinoplasti (Burun Estetiği)

rinoplasti

Rinoplasti (Burun Estetiği),  burnun doğuştan var olan veya travma sonrası oluşan şekil bozukluklarının ve nefes alma problemlerinin cerrahi olarak düzeltilmesi işlemidir. Rinoplasti (Burun Estetiği) ameliyatı ile burun oranları düzeltilirken yüze uyumlu hale getirilebilinir.

Biz plastik cerrahlar Rinoplasti (Burun Estetiği) ameliyatı ile burnun büyüklüğünü yüz ile dengeli hale getirebilir, burun profilini bozan kemik çıkıntıları alabilir veya çukurlukları doldurabiliriz. Burun ucu genişliğini daraltabilir, sarkmış uzamış burun ucunu kısaltabilir ve kaldırabiliriz, kısa ve çok kalkık burunları dengeli pozisyona getirebiliriz. Burun deliklerini daraltabilir ve küçültebilir yeni pozisyonunu ayarlayabiliriz. Burundaki asimetrileri düzeltebiliriz.

Tüm bu işlemleri yaparken eşlik eden nefes alma problemleri varsa aynı ameliyatta yapılacak ek girişimlerle nefes alma sorunlarını giderebiliriz.

 

Rinoplasti (Burun Estetiği) ameliyatını kimler yaptırabilir?

 

Rinoplasti (Burun Estetiği) ameliyatını yüz gelişimini tamamlamış herkes olabilir. İdeal olarak bayanlarda 17 yaş erkeklerde 18 yaş beklenmelidir. Rinoplasti (Burun Estetiği) isteyen kişilerin aynı zamanda fiziksel olarak sağlıklı olması yani ameliyat olmasına engel teşkil edecek bir rahatsızlığının bulunmaması gerekir. Her estetik ameliyatta olduğu gibi Rinoplasti (Burun Estetiği) ile ilgilenen kişiler pozitif bakış açısına sahip ve gerçekçi olmalıdır.

 

Rinoplasti (Burun Estetiği)  ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

 

Rinoplasti (Burun Estetiği) ameliyatı rahat ve ağrısız bir ameliyattır. Hastaların çoğu ameliyat sonrası ağrı kesici kullanma gereksinimi duymazlar. Rinoplasti (Burun Estetiği) ameliyatı biiminde burnun yeni şeklini koruması ve ödemi azaltmak için burun sırtı üzerine termoplastik bir alçı yerleştirilir. Bu alçı 5 ila 7 gün sonra çıkartılır ve burun üzerine ince bantlar yerleştirilir. 5 gün sonra bu bantlar da çıkartılır ve hastaya 1 ay boyunca uygulayacağı masaj önerilir.

 

Rinoplasti (Burun Estetiği) ameliyatı sonrasında göz etrafı ve yanaklarda ilk 48 saate kadar artış gösteren şişlik ve morluk oluşabilir. Şişlik ve morluk her hastada değişen ölçülerde olmaktadır. Bu şişlik ve morlukları cerrahi teknik, burundaki deformasyonun durumu ve hastanın kişisel metabolizması belirler. Ameliyattan en az 2 hafta önce kanı sulandıran ilaç ve yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Bu ilaç ve gıdalar ilk muayeneniz sırasında sizinle paylaşılacaktır. Ayrıca kadınlarda adet dönemlerinde kanamaya ekstra bir meyil gözlenmiştir.

 

Rinoplasti (Burun Estetiği) ameliyatı sonrasında burun içine tampon uygulaması, yapılan cerrahi girişime bağlı olarak değişmektedir. Bazı hastalarda hiç tampon kullanmak gerekmediği gibi, özellikle burun aksında eğrilik olan ve nefes alma güçlüğü yaşayan hastalarda burun içindeki eğri ve kırık yapıların düzeltilmesini takiben bu düzeltmeleri sabitlemesi amacı ile içi delikli silikon tamponlar kullanılmakta ve yaklaşık 5 ila7 gün tutulmaktadır. İçi delikli olduğu için ameliyat sonrası nefes alma işlemi bu delikler sayesinde sağlanmaktadır.

 

Ameliyat sonrası oluşan morlukların güneşten korunması şarttır. Morluğun hızla geçmesi için krem önerilecektir. Morluk varken dışarıya çıkmak çok gerekli ise güneşten koruyucu krem ve şapka takılması tavsiye edilmektedir.

 

Ameliyattan sonraki 3 ay boyunca gözlük takılması önerilmemektedir.

 

Rinoplasti  ameliyatı sonrası dikiş almak gerekli mi?

 

Rinoplasti (Burun Estetiği) ameliyatı sonrası dikiş alınması ameliyat tekniğine göre değişmektedir. Estetik burun ameliyatında alınması gereken dikişler iki türlü kullanılabilir; bunlardan ilki burun kanatlarının, burun deliklerinin daraltılıp küçültülmesi için yapılan burun kanatları ile yanağın kesişim yerindeki dikişlerdir. Bu dikişler hem açık hem de kapalı teknikte kullanılabilmektedir. İkinci dikiş ise açık Rinoplasti tekniğinde her iki burun deliği ortasında kalan kısımda oluşan dikişlerdir. Her iki dikiş de ameliyattan 5 gün sonra alınır ve bir sene içerisinde hemen hemen tamamen görünmez hale gelir. Burun içinde kalan diğer dikişler kendiliğinden eriyip atılacaktır.

 

Açık teknik mi ?  Kapalı teknik mi?

 

Her iki tekniğin de avantaj ve dezavantajları olmakla beraber her cerrahın alışık olduğu bir teknik vardır. Bu konuda çok muhafazakar davranmadan hastanın ameliyatı hangi teknikten yarar görecek ise o teknikte karar kılınmalı ve her iki teknik de yeri geldiği zaman kullanılmalıdır. Ancak kısaca söylemek gerekirse; aşırı burun eğriliği olanlarda, burun ucu deri altı yağ dokusu fazla olanlarda, dudak yarığına bağlı burun şekil bozukluğu olanlarda ve revizyon estetik burun ameliyatlarında açık tekniğin üstünlükleri kabul edilmektedir.

 

Ameliyat sonucu ne zaman belli olur?

 

Estetik burun ameliyatları uzun soluklu ameliyatlardır. Ameliyatın tam şekli yaklaşık bir sene içerisinde görülür. Ancak ikinci aydan sonra şekil kendini gösterir. Daha sonraki zamanda burundaki (özellikle burun ucundaki) şişlikler geçerek ince işçilik kendisini gösterecektir.

 

Revizyon Burun Ameliyatı

agrisiz-ultrasonik-burun-ameliyati

Revizyon burun ameliyatı nedir?

Revizyon burun ameliyatı daha önce yapılmış olan estetik burun ameliyatları sonrasında gelişen, hastanın estetik beklentilerini karşılayamayan ve burunda görünür deformasyona neden olan hataların ve kusurların düzeltilmesi ameliyatıdır.

 

Revizyon burun ameliyatı hangi durumlarda yapılır?

Her estetik ameliyatta olduğu gibi revizyon burun ameliyatları da  kişiye özgü olduğu için öncelikle bu deformasyona sahip kişinin yeniden ameliyat olmayı istemesi gerekir. Aynı zamanda hastanın istediği revizyon işlemlerinin uygulanabilir ve gerçekçi olması gerekir.

 

Revizyon burun ameliyatları nasıl yapılır?

İlk ameliyattan en az 8 ay ila 1 sene beklemek gerekir. Bu sürede burundaki ödemler gider, burun içi iyileşir ve burun son halini alır. Çünkü revizyon ameliyatı en son burun şekline göre yapılır. Bunun öncesinde yapılacak revizyon burun ameliyatı, doğru tanı konulamayacağı için doğru sonuç vermeyecektir.

 

Revizyon ameliyatlarında başarılı olabilmek için öncelikle doğru tanıyı koymak gerekir. Operasyon da bunun üzerine şekillendirilir. Revizyon ameliyatları burundaki kusura göre değişmektedir. Bu kusurlar minör dediğimiz hafif kusurlar ya da majör dediğimiz ağır kusurlar olabilir. Minör kusurlarda, bölgesel uyuşturma altında kısa işlemlerle, kemik dokuya dokunulmadan yapılacak olan bazı müdahaleler yeterli sonucu verebilir. Hiçbir ameliyata gerek kalmadan hyaluronik  asit içeren dolgu malzemeleri kullanarak da bu minör kusurlar tedavi edilebilir.

Majör kusurlarda ise tam bir burun ameliyatına ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun için öncelikle vücuttan ekstra doku ve kıkırdak desteği gerekecektir. Bu destek ki şekilde sağlanabilir:

 

Sentetik doku, kıkırdak destekleri olabilir. Sentetik doku ve kıkırdak destekleri vücudun başka bir bölgesinin açılmasına gerek kalmadan, hazır bir malzeme olarak ulaştırılır. Biz bu malzemeyi şekillendirerek burundaki gerekli dokuları düzeltmek için kullanırız. Bunun dezavantajı ise, kişinin kendi dokusu olmadığından vücudun ona karşı reaksiyon vermesi, kabul etmemesi ihtimalidir. Bu da yaklaşık yüzde 5’lik bir ihtimaldir. Tabii vücudun başka bir bölümünün açılmaması,başka bir yerinde iz kalmaması tercih nedeni olabilir. Bunun hastayla operasyon öncesinde detaylı bir şekilde konuşulması gerekir.

Vücudun kendisinden alınan doku ve kıkırdak destekleri olabilir. Öncelikle burun içerisinde, -eğer ilk ameliyattan kalmışsa- septum adı verilen, iki burun deliğini birbirinden ayıran kıkırdak kemik yapısından doku alınır. Bu majör burun revizyonu ameliyatlarında tercih edilmesi gereken en doğru yöntemdir. Çünkü septum şekil, yapı ve kalınlık itibariyle burundaki diğer kıkırdak dokuları birebir taklit edebilmektedir. Burun içerisinde kıkırdak doku kalmamışsa iki alternatif kalır; birincisi kulak arkasından alınan kıkırdaktır. Bunun avantajı, alınmasının çok kolay olması, kulak şeklini bozmaması, ağrı yapmaması ve iyileşme süreci çok hızlı olmasıdır. Dezavantajı ise, kulağın asimetrik şeklinden dolayı sadece burun ucunun ya da burun kanatlarının düzeltilmesi gibi bazı problemli alanlarda kullanılabilmesidir. Ayrıca kulak kıkırdağı ile burun kıkırdağının yapısı farklıdır.

Diğer bir alternatif ise bize çok geniş kıkırdak desteği veren kaburgadır. Kaburgasının açılması ve oradan kıkırdak desteğinin alınması hastaya çok itici gelebilir. Ancak ilk gün hariç ağrısı olmaz ve işlem oldukça basittir. Burundaki deformasyon çok fazla ise, örneğin çökmeler çok fazla, nefes almayı önleyen hasarlar söz konusu ve burun ucu desteğini tamamen kaybetmiş ise kaburga kıkırdağı tek alternatiftir. Kadınlarda tam olarak meme alt kıvrımının altında kalan alanda yaklaşık 2 santimetrelik bir kesi ile kaburgadan doku alınabilir. Görünür bir iz de bırakmayacaktır. Bu yöntemle rahatlıkla buruna yeniden istenilen şekli verebilmekteyiz.

Revizyon Burun Ameliyatları’nda başarılı olmak için nelere dikkat edilmelidir?

 

Küçük işlemlerle majör sorunları çözmeye çalışırsak başarılı olamayız. Burundaki problemler her ne ise her birini tek tek ele alarak, bulmaca çözer gibi, bir algoritma ile  hareket etmeliyiz. Atladığımız en ufak bir problem hastaya daha sonra sıkıntı çıkarabilir.

Revizyon burun ameliyatları ilk burun estetiği ameliyatlarına göre her zaman daha zordur. Hasta daha önceki yanlış işlemlerden dolayı bıkkın ve mutsuz bir halde olabilir. Kapsamlı bir revizyon burun ameliyatı yaptırmaya gönüllü olmayabilir. Bu nedenle doktorun hastaya ameliyatın olumlu ve olumsuz tarafları ve ameliyat sonrasında takibi ile ilgili çok detaylı bilgi vermesi gerekir. Eğer doktor titiz bir çalışma ile revizyon burun ameliyatını yapar ve hasta bu süreçte doktoruna güvenirse bu ameliyatlar son derece  başarılı sonuçlar verebilir.

 

Burun Eğriliği (Septum Deviasyonu)

burun-egriligi

Burun Eğriliği (Septum deviasyonu) doğuştan olabileceği gibi burun bölgesine alınan darbelere ve geçirilmiş burun ameliyatlarına bağlı olarak da oluşabilir.

 

Burun Eğriliği (Septum deviasyonu) dışarıdan burun şeklinde eğriliğe ve şekil bozukluğuna bağlı olabildiği gibi, düzgün ve güzel görünen bir burunda, burundan nefes almayı etkileyecek derecede iç kısımda da kendini gösterebilir.

 

Burun Eğriliği (Septum deviasyonu) cerrahi olarak burun içindeki hava geçişini kapatan kıkırdak yapıların alınmasını ve gerekiyorsa septum kıkırdağı adını verdiğimiz orta hattaki burun aksını aldıktan sonra kıkırdak dokuların ve dikiş tekniklerinin sabitlenmesi işlemidir. Ameliyat sonrası konulan kıkırdak destekleri ve dikişleri desteklemesi amacıyla 5-7 gün boyunca silikon tampon kullanmak gerekmektedir.

 

Burundan nefes almayı engelleyen diğer durumlar nelerdir?

 

Septum deviasyonundan başka burundan nefes almayı engelleyen durumlar;

 

Konka hipertrofisi (burun eti)

  1. Burun kanadındaki kıkırdakların yetersizliği (doğuştan veya geçirilmiş ameliyata bağlı )
  2. Burun orta kısmında ki kıkırdakların eksikliği
  3. Burun iç ve dış mukozaların yapışıklığı(nasal sineşi )dır.

Konkalar burundan geçen havanın ısıtılması ve nemlendirilmesini sağlar. Alerjik hastalığı olanlarda alerjen partiküller burundan geçerken konka dokusunu irrite eder ve bu dokunun damarsal yapıların şişerek genişlemesine neden olur. Halk arasında burun eti olarak da bilinen bu olay özellikle geceleri olmak üzere burundan nefes almayı oldukça güçleştirir. Bu yapının tamamen yok edilmesi burun kuruluğu ve kalitesiz nefes alma sonucunu doğurur. Bundan dolayı ameliyatta fazla konka kısmının çıkartılması, radyofrekans veya lazer yardımı ile konkaların yakılarak küçültülmesi işlemi ile hastaya rahatlık sağlıyoruz. Ancak ne yazık ki geride kalan konkal dokular alerjen ile sık sık temasa geçerse yaklaşık 1-2 sene sonra tekrar büyüme yapabilmektedir.

 

Burun kanadındaki kıkırdakların eksikliği (eksternal nasal valve yetmezliği ) sonucu derin nefes alma sırasında burun derisini havada tutma görevi yerine getirilemeyeceği için burun derisi çadır brandasının çökmesi gibi burun içine doğru göçer ve bunun sonucunda hava geçişi engellenir. Bu durum doğuştan bir yetersizlik veya ameliyatlarda bu kıkırdakların kontrolsüz çıkartılmasına bağlıdır. Tedavisi kolay ve etkilidir; eksik olan bölgenin sağlam kıkırdak doku ile desteklenmesi yeterlidir.

 

Burun orta kısmındaki kıkırdak eksikliği (internal nasal valve yetmezliği) sonucu burun orta hattı ile burun yan kısımlarında olması gereken açı ve uzaklığın azalması ve hava yolunun tıkanması söz konusudur. Ekseriye kötü planlanmış ve yapılmış estetik burun ameliyatlarına bağlı oluşur. Tedavisi dar olan bu bölgenin yeni sağlam kıkırdak dokular ile desteklenerek ideal koşullara tekrar getirilmesidir.

 

Nasal sineşi çoğunlukla septum deviasyonu ameliyatı ile konka ameliyatının aynı anda yapıldığı ameliyatlarda bu iki dokunun birbirine yapışması ile oluşur. Tedavisinde bu yapışıklıkların açılması ve tekrar yapışmayı önlemek için bu iki doku arasına koruyucu silikon yaprak konması yeterlidir.

 

EN BAŞARILI BURUN HANGİSİDİR?

 

Sizce En Başarılı Burun Hangisidir?

Bence en zor sorulardan bir tanesi budur. Nedenine gelince, genelde estetik müdahale geçiren kişilerin çoğunluğu şekilsel olarak kötü görünse bile, fonksiyonel  ve bütüncül olarak bir burun görüntüsüne sahipler. Hasta eğer var olan görüntüden hoşnut değil ise ve değiştirmek istiyorsa ameliyat sonucunda istediğine ulaşmak ister. Plastik cerrahlar olarak bizler terziyiz, birer iç mimarız ama bence birer ressam veya heykeltraş değiliz.

Niçin?

Aslında cevabı çok basit, plastik cerrahların yaptığı veya yapması gereken hastanın kafasında planladığı şekle ulaşmak olmalıdır. Bir terzi veya iç mimar nasıl ki müşterisi ile konuşarak onların istediği renk ve şekle göre tasarım oluşturuyor ise plastik cerrahlar da öyledir.

 

Ancak bir ressam veya heykeltraş her zaman kafasında tasarladığı sonucu oluşturmaya çalışır. Kimi insan yumuşak ve uyumlu renkleri severken kimileri daha tezat kombinasyonlar isteyebilir. Bu durum estetik burun ameliyatında da geçerlidir. Kimi hastamız kalkık  olmayan, burun sırtı düz gelen bir sonuç isterken kimi insan ise kendini belli ede, kalkıklığı ve burun kavisi daha belirgin bir burna kavuşmanın hayalini kurar. Burada hasta ne sosyal çevresinin, ne görsel medyanın, ne de doktorların baskısına maruz kalmadan kendi istediği şekle karar vermelidir.

 

Yani sonuç olarak en başarılı burun ameliyatları, hastanın sonucundan memnun olduğu ameliyatlardır. Bu konu ile ilgili siz ne düşünüyorsunuz?

 

 

Comments are closed.